İstatistiğin Önemi
Prof.Dr.N.BALAKRISHAN ile istatistik üzerine bir röportaj
Türkiye ‘yi nasıl buldunuz ?
Türkiye ‘yi ve Türk insanını sıcak buldum. Özellikle de Hindistan ’daki topluma yakın, tarih ve kültür açısından benzer yanları var. Kanada ve Kuzey Amerika ‘daki ülkelere bu noktada benzemiyor.
Hindistan kökenli insanların Amerika ‘da üst düzey yerlere gelmelerinin sırrı nedir ?
Bu insanlar çok zeki değil ama Hindistan ‘ın nüfusu açısından çok küçük oranı temsil ediyor. Onlar zaten büyük bir eğitim alarak batıya gitme fırsatı bulmuşlardır. Dolayısıyla onların bu başarısı sistemden kaynaklanıyor. Ortalama olarak zeka düzeyine bakıldığında Türkiye ile Hindistan aynı fakat Hindistan ‘da Türkiye ‘dekinin yaklaşık 20 katı insan yaşıyor.
Ülkenizden ayrılmanızı gerektiren sebepler nelerdir ?
Ben de ülkemde kalmak isterdim fakat ülkemden ayrılıp başka bir ülkeye gitmem ekonomik sorunlardandır. Ben doktora öğrencisiyken sadece 7$ alıyordum, Yrd. Doçent olduğumda 13$ aldım. Babam fakir bir aile babasıydı. Kardeşlerimin evlenmesi gerekiyordu. Bu bakımdan yurtdışına gidebilme imkanı bulmuşken gitmek daha cazip geldi. Kuzey Calorina ve California Üniversitelerinden kabul almıştım, ülkemde kalmak istiyordum fakat daha fazla kalamadım imkanlar bunu gerektirdi.
Neden İstatistik ?
Matematiğe çok yakın. Matematiğe istekliyken yaz kursunda matematik öğrendim. Diferansiyel Denklemler, türev, integral, v.b. konuları öğrendim. Yaz kursunda İstatistik gördüm, beğenmeye başladım. Matematik isteği varken İstatistik ilgimi çekti. Aslında Matematik ‘te yazım, yayınlar yaptım. 13 yaşında gizemli kareler üzerine makale yayınladım
| 8 | 1 | 6 |
| 3 | 5 | 7 |
| 4 | 9 | 2 |
Bunun 999×999 ‘unun bilgisayar algoritmasını yaptım. İstatistiğe, daha başarılı olacağımı düşündüğüm için geçtim. Yaz okulundaki arkadaşlarımın çoğu matematiği seçti. Gizemli kare için aldığım ödül bir kase çilek dondurmasıydı. Gizemli kare genelde tek sayılar için geçerlidir. Her kare gizemli kare değildir.
Teknoloji ilerledikçe istatistiğe olan ilgi iyice artıyor. Özellikle bilgisayar teknolojisi, sayıları anlama çevirmek için “0”, “1” kullanılıyor. Uygulama o kadar gelişti ki istatistiğin önemi arttı. Örneğin, hastanede bir doktor herhangi bir yöntem uyguladığında iyileştirme olasılığı kaç diye düşünmek mecburiyetinde dolayısıyla teoriyi çok iyi bileceksiniz, uygulama alanlarında çok iyi kullanabilesiniz. Yani, iyi bir temel alarak uygulamaya gireceğiniz alanı iy seçerseniz iyi istatistikçi olursunuz.
Güvenilir istatistikçi nasıl olmalıdır ?
İyi yetişmiş, teoriyi iyi bilen uygulama alanlarında istatistiğin önemini bilen birisi olmalıdır. Uygulama alanlarının buna ihtiyacı olduğunu hissettirmeli, öyle bir duruma geldi ki insanlar pazarda bir ürünü aldıklarında “ bu sağlık açısından ne ifade ediyor ? ” bunun iyi bir ürün olduğunun belirlenmesine istatistikçi karar veriyor. İstatistikçiye güven artıyor, kurumların istatistikçiye olan ihtiyacı fazlalaşıyor. Bunun için bir zamana ihtiyaç var toplumlarında bu zamanı yakalaması gerekiyor.
Hindistan ‘da İstatistiğe nasıl bakılıyor ?
İnsanlarda para az olduğu için durum biraz farklı örneğin, bir televizyon almak istediklerinde herkese birisi sorar “ Hangisi iyi, kaç paraya aldın, ne kadar kullanıyorsun, bozuluyor mu ? “ bu bir bakıma alan araştırması, örnekleme yapıyor, bu bakımdan insanların böyle bir uygulaması var ama özellikle endüstri alanındaki firmalar istatistikçiyi özellikle kullanmak istiyor. Yani, bu bakımdan Hindistan örneği böyle bir şey.
İstatistiği diğer bilimlerden ayıran temel özellikler nelerdir ?
Kısaca istatistik diğer bilimlere yardımcı olur. Ama onun subjektif bilim olduğunu da söylememiz mümkün. Bu özelliği tabi gözlem ve verilere de dayandığı için bütün bilimlerin bunu kullanması söz konusu özellikle bilinmeyenle ilgili bir şey söylendiğinde herhangi bir tahminin ötesinde bir şey yapılması isteniyorsa istatistiğe dayanarak çok önemli. Örneğin, hava durumunu bana sorarsan sana tahmini olarak yarın ne olacağını söyleyebilirim yada piyango bileti alırsan kazanma olasılığının ne olduğunu söyleyebilirim bu seni çok sevindirir. Bilet alırsın, kazanamayabilirsin ama unutmayalım biz kazanırken de kazanmama şansının olduğu gibi kaybedince de kazanma şansının ne kadar olduğunu da belirtiyorum. Kazanamayıp geldiğinde %5 kazanamayabilirsin, %95 kazanabilirsin dediğimde de %5 olasılığı çıktı. Doğru söylediğimi söyleyebilirim ama bütün bilim ve insanlığın buna ihtiyacı var.Böyle bir şey olmadan diğer bilimlerin bilim olması mümkün değildir. Özellikle bilinmeyen ve gelecekle ilgili tahmin söz konusu olunca başvurulan bilim istatistiktir.
Bilgi edinme sürecinde istatistik öğrencilerine neler tavsiye edersiniz ?
Benim zamanımda öğrenecek böyle bir şey belki yoktu ama şimdi o kadar öğrenecek şey var ki bu sizin öğrenme sürecinize büyük bir yük getiriyor. Bütün bunlar öğrenmenin çeşitli araçlarla da gelişiyor. Örneğin; bir bilgisayarın, internetin olması öğrenme konusunda öğrenecek şeyin artmasıyla birlikte yardımcı oluyor. Kızım, ben buraya gelirken nereye geldiğimi internete girerek haritadan Türkiye ‘yi buldu ve geleceğim yeri biliyordu. İnterneti kullanmayı biliyor, bilgiye erişebiliyor. Benim zamanımda Fortran da programlar yazıyordum ama hayatım da hiç bilgisayar görmemiştim. 16 yaşında öğrendim ve ilk bilgisayar gördüğümde 21 yaşındaydım. Şimdi bilgisayarlar, ansiklopediler, kitaplar, mecmualar, mesleki dergiler var. Bütün bunların sizin için öğrenmeyi kolaylaştırıcı olduğunu düşünüyorum. Ama bunları kullanmayı da istemek lazım. Öğrenmeyi öğrenmek önemli ama her şeyden önemlisi istatistik sürecinde veya başka bir süreçte her şeyden önce öğrenme iştahının olması lazım. İştah ve istek olduğu zaman insanların öğrenmemesi için hiçbir neden yok. Özellikle bugünlerde imkanlar fazla.
Bir istatistikçi olarak rasgelelik hakkında neler düşünüyorsunuz ?
Rasgelelik konusunu çeşitli şekillerde görmek mümkün. İki tane bu konuda ekol var yada düşünce okulu var. Bir tanesi her şeyi sabit görür. Yani, hedefli görür. Her şey belirlidir. Bu belirlilik içerisinde belirsizliği düşünme ihtiyacı yoktur ama bir diğer okul belirsizliği kabul eder. Çünkü belirsizlik bilmemekten, herhangi bir konuda bir fikre sahip olmamaktan kaynaklanır. Dolayısıyla böyle bir nokta da etrafınızda bazı şeyler olsa ve siz fark etmeseniz veya farkında değilseniz onun için belirsizlik vardır. Bu belirsizliğin incelenmesi böyle açıklanabilir. Böylelikle bilmediğimiz şeyler hakkında bilgi sahibi olmak belirsizlik kavramıyla iç içe bir hadisedir. Size içerisinde gülünecek bir olay anlatayım. Papaz ile bir adam gidiyormuş. Papaz demiş ki o adama “ Gelecekte senin ne olacağını ben biliyorum. Büyüyeceksin sertifikalı bir muhasebeci olacaksın, evleneceksin 3 çocuğun olacak iyi para kazanacaksın ” derken papaza arkadan bir araba çarpıyor. Adam da dönüp ona şöyle diyor “ Keşke benim geleceğimi bildiğin kadar kendi geleceğini de bilseydin. ” Dolayısıyla insanlar bu konuda insanlar ne söylerse gelecek bilmek zor bir hadisedir. Ama gelecek ile ilgili tahminler yapmak gerekir.
İstatistiğin kullanılmadığı bir ülkede ortaya çıkacak sorunlar hakkında ne düşünüyorsunuz ?
İstatistiği kullanmak her ülke için çok önemlidir. Bunu kullanmayan ülkelerin bazı sorunları olacağı muhakkaktır. Rusya ve Çin ‘e bakalım. Onlar sadece belli bir şekilde devlet yönetimi rakamları tutup, onu kendi amaçları için kullanıyor. İnsanlara serbestçe anlamlı rakamlarla çalışma fırsatı vermiyor. Bu durumda da geleceklerini ve olabilecekler hakkında fikir sahibi olamadılar. Sars hastalığına gelince, şu anda Çin sadece ve sadece devlet rakamları topladı ve insanlara istatistiki bilgi vermediği için onlara yalan söyledi. Eski Rusya da, eski Çin de, eski benzer ülkelerde olduğu gibi insanlar bilgi sahibi olmadı. Bugün Çin ‘e gittiğinizde verilen rakam “sadece 22 kişi öldü” ama basitçe şöyle etrafa bakıldığında tahmini bunun 600 den fazla olduğudur. Eğer yaşadığınız ülkede hastalık varsa ve bilgi sahibi olursanız korunursunuz. Bilgi sahibi olursanız kendinizi koruma ihtiyacı hissetmezsiniz. Dolayısıyla kendinizle ilgili kararları alırken istatistik bilmek tedbirler sağlar. Bir takım kararlarınızı ve özellikle karar verme süreçlerinizde daha sağlıklı hareket edersiniz. Dolayısıyla istatistiği kullanmayan ülkeler bilgi sahibi olmadan, önünü görmeden yürüyen ülkelerdir. Böylelikle bundan çok büyük zarar görürler.
Türkiye ‘de istatistiğin gelişimini nasıl görüyorsunuz ?
Burada ki durum benim açımdan çok güzel. Pek çok Avrupa ülkesinde olmayan bir yapıda olduğunu görüyorum. Hem tarihi var, hem kurumları var, 16 tane üniversitesinde istatistik bölümü var. Sizin gibi öğrenciler var ve gelişiyor. Türkiye ‘nin bu durumdan geleceğini çok iyi görüyorum. Avrupa ‘dan örnekler verecek olursak Belçika da 1 üniversitede, Yunanistan da 1 üniversitede, Fransa da 4 üniversitede var. Önemli olan istatistik bilimcisi yetiştirmek İyi bir şey olmak için Türkiye bunu da yapıyor. İstatistiği, istatistikçi yapar. Ben istatistikçi olarak nasıl kimya öğretemezsem kimyager de istatistik öğretmesi zor olur, yeterince iyi olmaz. Bu bakımdan Türkiye ‘yi iyi görüyorum. Sizlere de bakıyorum gayet iyi öğrencilersiniz.
Yurtdışında özellikle Kuzey Amerika ‘da sizler gibi öğrenciler için çok iyi fırsatlar var. Unutmayınız başarılı olunabilecek üniversitelerde %80 öğrenci yabancıdır. En başarılıları da onlardır. Çünkü, onlar oraya seçilerek gelmişlerdir. Sizin de şansınız var yalnız bunun için sistemli bir çalışma yapmak lazım. En az bir yıl önceden müracaat etmek lazım, Tofel sınavı geçilmeli, not ortalaması 100 üzerinden en az 75 olması sizin için büyük avantaj. Ayrıca bilinen, tanınmış hocalardan referans mektubu almanız lazım.
Amatör olarak bir istatistik dergisi çıkarıyoruz. Bize önerileriniz nelerdir ?
Çok güzel bir fikir. Böyle bir tecrübe edinmek çok güzel, bu tecrübeyi geliştirin ve arkadaşlarınız arasında genişletin. Mesela böyle bir beceriyi hepinizin elde etmesini isterim. Benim öğrencim olsanız üniversiteden ödenek ayırttırırdım. Amerikan İstatistik Cemiyeti bir dergi yayınlıyor. Sizin yaptıklarınıza benzer şeyler yapıyorlar.
Modern istatistiğin hangi dalına yönelmemizi istersiniz ?
Bugünlerde sıcak konu arıyorsanız. O sıcak konu tıp alanında istatistik, biyoistatistik, finansal istatistik sadece bunlar oldukça büyük konular gibi görünüyor ama bu alanlar da sadece iş bulma açısından bunlar şimdi ilginç görünen konular ama unutmayın herkes sizin gibi akıllı insanlar öyle düşünürlerse buralarda da çok fazla insan olacağından olaya iş bulma açısından bakmayın. Çünkü, iş istiyorsanız istatistik okumaya gerekte olmayabilir. Olaya bakın mesela gidin bilgisayar bilimleri neler yapıyor bir fikir sahibi olun. Tıp bilimleri, genetik bilimler de neler oluyor neler bitiyor bir bakın. Oralarda hoşunuza gidecek şeyler göreceksiniz. İlginizi çeken, becerikli olduğunuz alanlarda düşünürseniz daha iyi olur. Bazen teoriyle uğraşmak hoşunuza gidebilir. Biliyorsanız Kuzey Amerika ‘dan gelen bir şey var “ Temiz bir masa hasta bir zihnin işaretidir. ” der. Masa olayını zihinle bağdaştırabilirsiniz. Biliyorum bu çok doğru, benim düşüncem hasta olabilir ama buna rağmen ben masamı dağınık bırakıyorum ki düşünen birisi olduğum ortaya çıksın.