MÖ 400 lü yıllarda yaşamıştır Sokrates..Dünyevi zevklerden kendisini arındırmıştı ve kendinden sonra iyi felsefeciler yetiştiren ünlü bir filozof olarak anılmaktadır günümüzde. Onun öğrencilerinden olan Platon ve Aristoteles gibi ünlü düşünürler, onun felsefesinden çok etkilendiklerinden onun yolunda gimeyi tercih etmişlerdir, tabiki her düşünürün kendine öz bir felsefesi olduğunu unutmadan..
Sokrates hiçbir yazılı eser bırakmamıştır. Onun düşüncelerini kağıda döken öğrencisi Platon olmuştur. Yine “Sokrates’in Savunması” adlı, sonucu trajik bir idam olan eseri de Platon kaleme almıştır ve bu savunma şuanki hukukun da temelini oluşturmaktadır.Sokrates’in hayat felsefesi bilgeliğe ermektir. Ona göre bilgi sonradan öğrenilmez; zaten doğuştan vardır. Dolayısıyla “bilmemek” demek ona göre aslında içindeki bilgiyi farkedememek demektir.
Sokrates, yalın ayak gezen; ders verdiği öğrencilerinden para almayan (astronomi, geometri ve fizikle ilgileniyordu) birisiydi. Düşüncelerini açıklamaktan geri kalmayan bir karakteri vardı. Ayrıca her daim ülkeyi yönetenleri eleştirirdi, gençlerle sürekli ülke problemlerini konuşur ve devletin yaptığı hatalardan bahsederdi. Onlara herzaman dış dünyadaki elle yapılan tanrılara inanmamalarını ve asıl tanrının kendi içimizdeki dünyada olduğunu öğütlerdi..Fakat bu öğütler Atina’da devleti yöneten bazı kişileri rahatsız etmeye başlamıştı ve Sokrates’in gençleri yoldan çıkardığı söylentisini yaymaya başladılar..Çünkü onun yaydığı öğütler halk arasında ve özellikle geçnler içinde yavaş yavaş benimsenmeye başlanmıştı..Ve sonunda yargılamaya başlarlar..
Sokrates mahkemede yaptığı savunmada kendisinin bir bilge olmadığını, sadece bilmediğini bildiğini, dolayısıyla sadece bildiğini sananlardan daha üstün olduğunu; ayrıca ders verdikleri kişilerden ücret almadığını dolayısıyla kendisinin ödüllendirilmesinin gerektiğini bildirmiştir. Kendisinin ödüllendirilmesini istemesi mahkeme heyetini çok kızdırmıştır, çünkü mahkeme heyeti ondan yalvarmasını, af dilemesini eğilip bükülmesini istiyordu. Böylece yalvaran Sokrates’i gören halkın onun düşüncelerine artık inanmaması sağlanmış olacaktı. Ancak Sokrates tüm suçlamaları reddetti ve hatta masum olduğunu yineledi. Kendisi için yapılan suçlamaların birçoğunun aksini ispatladı fakat mahkemeye katılan halkın yarısından fazlası onun aleyhine olumsuz oy vermişti, cezası idamdı.. Sokrates, idam cezasını beklerken bir süre hapishanede tutulur, bu esnada öğrencileri onun yanına gelir ve aralarında şu tarihi konuşmalar geçer :
Öğrenciler : Sizi burdan kaçırabiliriz?
Sokrates : Eğer kaçarsam haksız olduğum kanıtlanır, suçlu olduğumu kabul etmiş olurum, o yüzden kaçmyacağım
Öğrenciler : Ama sizin haksız yere ceza çekmenizi istemiyoruz!
Sokrates : Haklı yere çeksem daha mı iyiydi???
Aslında Sokrates bu olayda İtalyan fizikçi Galileo ile karşılaştırılır.Galeleo, “Dünya yuvarlakır, dönüyor” dediğinde kilise buna çok karşı çıkmıştı ve sonunda onu da mahkemeye çıkardılar, idam etmek üzere..Mahkemede kendisine eğer af dilerse ve dünyanın dönmediğini, yuvarlak olmadığını söylerse affedileceği aksi taktirde idam edileceği söylendi..Galileo ise, Sokrates’in aksi bir davranış göstererek geri adım attı ve Dünya’nın yuvarlak olmadığını ve dönmediğini açıkladı ve affedildi Fakat mahkeme çıkışında ise aynen şöyle demiştir:
“Ben desem de demesem de Dünya dönüyor.”